top of page

VATAN: BALKAN

Yapım: TRT Avaz

Yapım yılı: 2026

Süre: 00.30.00

Bölüm Sayısı: 3 (+ 1 saat 13 dakikalık özel bölüm)

Format: Belgesel, 4K, Renkli, Türkçe

 

YAPIMCI - YÖNETMEN: İsmet YAZICI 

 

DANIŞMAN: Gökhan DUMAN

 

METİN YAZARLARI: İsmet YAZICI – Gökhan DUMAN

 

GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ: Tevfik ÖBER

 

KAMERAMAN: Samet AYDIN

 

UÇAN KAMERA: Nihat ÇÖLKESEN – Murat ARSLAN

 

SESLENDİREN: Şerif EROL

 

ÖZGÜN MÜZİK: Tamer SÜERDEM

 

KURGU: Samet AKGÜL

 

RENK DÜZENLEME: Koray SÜNBÜL

 

GRAFİK TASARIM: Eyüp UĞRAMAZ

 

YAPIM – YÖNETİM YARDIMCISI: Semanur ARSLAN

 

SES KAYIT: Gökçe BEKTAŞ KOÇ

 

SES MİSAJ: Nuri AYKURT

 

ARŞİV ARAŞTIRMA: Haydar ÇÜRÜK        

 

 

 

TRT Avaz Kanalı için, TRT İç Yapımlar Dairesi Başkanlığı’nca hazırlanan VATAN: BALKAN adlı belgesel projenin yapımcılığını ve yönetmenliğini İsmet Yazıcı üstlendi. Danışmanlığını Gökhan Duman’ın yaptığı projenin özgün müziği Tamer Süerdem tarafından hazırlandı. Çekimleri Balkan coğrafyasında gerçekleştirildi.

 

30’ar dakikalık 3 bölüm olarak hazırlanan belgesel projede, “Balkanlar’da Türk olmak” vurgusu merkeze alınarak, coğrafyaya asırların damgasını vuran Türk izlerinin hatırlatılması, Osmanlı sonrası Balkanlar’daki Türk nüfusun, var olma mücadelesinin anlatılması hedeflendi. “İnsanın, kültürün ve kimliğin” başat öge olarak öne çıkarılmaya çalışıldığı belgeselde, Balkan-Türk coğrafyası merceğe alınırken geçişkenlikleriyle birbirine bağlanan bir anlatım, üslup olarak benimsendi.

 

“Bir anı hatırlamak…” alt başlığıyla hazırlanan 1. Bölümde, Doğu ile Batı’yı buluşturup karşılaştıran bir kutup olarak varlık bulan Balkanlar’da, o kutbun tam merkezinde, asırlardır köprü kurmuş olan Türk’ün izleri anlatıldı. Balkanlar’ın derinlikli katmanlarında, bugün sessiz ama sarsılmaz izleriyle varlığını sürdüren bu seslerin, izlerin tanıklığında, her yeni nesille yeniden anlam kazanan bu mirasın izi sürüldü.

 

Dünyanın pek çok yerinde savaşlar tarih boyunca yaşandı; ama hemen hiçbir bölgede, böylesine komşuyla komşunun günden sabaha ayrı düştüğü, sınırlarla bölündüğü bir yıkım yaşanmadı. O acının coğrafyası, 20. Yüzyılda Balkanlar oldu. Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgeden çekilmesinden sonra Balkan Coğrafyası’nda kimliğini ve inancını korumak için mücadele vermiş kahramanlar,  “İstiklalin uğruna…” alt başlığıyla hazırlanan 2. Bölümün konusunu oluşturdu. Bugün Balkanlar’da atılan her adım, susturulmaya, yok sayılmaya çalışılan bir tarihin izinde ilerler. Ve bu izler, bir coğrafyanın varlık mücadelesini, belleğini ve onurunu taşır. Artık mesele yalnızca geçmişe ait bir hikâye değil, gelecek kuşakların taşıyacağı bir emanettir. Aliya İzzetbegoviç, Sadık Ahmet, Türkan Feyzullah, Nuri Turgut Adalı ve nice isimsiz kahraman, Balkan topraklarında sadece taşlara değil, kalplere kazınır. Onlar, bir kimliğin sessizliğe karşı direnişi, yok olmaya karşı hafızasıdır. Ve bu hafıza, tıpkı Saraybosna’nın Gülleri gibi, toprağa düşen her canla yeniden açar.

 

“Balkanlar’da Türk olmak…” alt başlığıyla hazırlanan 3. Bölüm, dilin vatanında buluşup, o dilin rehberliğinde kimliğini yaşatmışlar, dilin örtüsü altında yurt kurmuşlar anlatıldı.  Çünkü dil yalnızca kelimelerin taşıyıcısı değil, aynı zamanda hatıraların, geleneklerin, ruhların, geçmişin ve geleceğin kadim adresidir. Balkanlar’ın taş sokaklarında yankılanan Türkçe, yalnızca bir iletişim aracı değil; bir bellektir ve Balkan coğrafyasında hala nefes alır. Türkçe’nin koca çınarı Nimetullah Hafız’la, Tefeyyüz Okulları’nda, Türkçe radyo kanallarında, Üsküp’te “Milli Kurum Türk Tiyatrosu” sahnesinde… “Nöbet Tepe” dergisi bugün hala Türkçe’nin nöbetini tutar Bulgaristan’da.

3_türkçe_afiş.jpg

TAKİP ET

  • Vimeo Sosyal Simge
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
bottom of page